Bolayır / Gelibolu / Ay Tabyasında Şehit Olan Aksaraylılar
Çanakkale savaşları bir gecede kararı alınan bir savaş hamlesi değildir. Ya da dünya savaşı içinde, ‘’Osmanlı ordusunu yeni bir cephe açarak korkutalım’’ uğraşı da değildir. Karşı strateji hamlelerinin gelip dayandığı son kerte Çanakkale, çarelerin tıkandığı son noktalardan sadece birisidir. Belki de böyle olacağı düşünülmeyen ya da sonu doğru öngörülemeyen dünya tarihinin en kanlı, en çetin ve en büyük hamlesi Çanakkale Kara Savaşıdır. Peki, neden böyle oldu?
I. Dünya savaşının başlaması ile oluşturulan ittifaklar sonucu büyük hedeflerden biri haline gelen Osmanlı İmparatorluğu, Balkan savaşlarından yorgun çıkmış, askeri ve nüfus yönünden zayıf, siyaseten de direncinin az olduğu öngörülmekteydi. Öyle ki, İngilizler Osmanlıdan çok Almanları dert edinerek, boğazlardan kuvvetli deniz gücüyle zorlanmadan geçilerek İstanbul’un alınmasıyla, Osmanlının savaştan kolayca bertaraf edileceğini hayal etmekteydi. Cephelerde ve siyasi mücadelelerle bir yandan da yıpratılmakta olan Osmanlı ordusunun bitkinliği, imkansızlığı ve acizliği göz önüne geldiğinde, İngilizler Boğazları aşmaya çalıştığında bütün kanaat, Osmanlının savaşta bir varlık gösteremeyeceği yönündeydi.
Özellikle de dünya savaşının başlangıcından sonra sıkışan Rusya’nın Almanya’ya karşı yardım alamaması, Rus kuvvetlerinin Kafkasya’da Osmanlı tarafından zayıflatılması, Mısır ve Süveyş’te ittifak devletlerinin gücünün artmakta oluşu gibi sebepler yüzünden Çanakkale cephesinin açılması, İngilizler için artık mecburi bir strateji hamlesi haline gelmişti. Ve bu durum Churchill ve yanındakilere, 1900’lü yılların başından beri Osmanlıya karşı düşündükleri Gelibolu cephesini, hızlıca açma kararını aldırmıştı.
Çanakkale cephesi açılana dek Osmanlı, aldığı önlemleri yalnız İstanbul’u korumak adına değil, devleti ve halkı korumak için de Çanakkale, Tekirdağ, Ankara, Bursa, Eskişehir, Konya, Adana gibi kentlerde de askeri ve siyasi hazırlıklar yapmıştı. Çanakkale cephesinin açılmasıyla da çoğu asker ve kuvvet Gelibolu’ya yönlendirildi. Aslında Türklere karşı Balkan Savaşlarından beri öngörülen, 1914 yılı Ağustos ayında başlayan Çanakkale savaşının hazırlıkları, cephelerin hazırlanması, tabya ve istihkamların kurulması, askerleri kuvvetlerin yerleştirilmesi, yeni birliklerin bölgeye sevki, mühimmat ve gerekli malzemelerin cephelere taşınması, silah ve cephane üretimi gibi pek çok alanda yapılmaktaydı.
28 Ocak 1915 tarihinde Çanakkale’ye yalnız gemilerle gelme kararı olan İngiliz ve Fransız kuvvetleri, 1 Mart 1915 tarihine dek belli taktikleri kullanarak, kıyılarımızı keşif turlarıyla bombalamış, denizden ilerlemeye çabalamış fakat aldığı zayiatlar ile başarılı olamamıştı. Ardından hazırlandığı denizden destekli,18 Mart kara muharebeleri için Gelibolu kıyılarına asker çıkarmıştı. Şimdi bu tarihler arasında olan bazı gelişmelere bir göz atalım.
1 Şubat 1915 tarihinde Mustafa Kemal, 19.Tümen Komutanı olarak Tekirdağ’da göreve başladı. Ertesi gün İngiltere ve Fransa, fazla beklemeden 19 Şubat’ta deniz harekâtının başlamasını ve hazırlıkların hızlandırılmasını kararlaştırdı. 7 Şubata dek, Limni adasının Mondros Limanını harekât merkez üssü olarak belirleyen itilaf donanması, 50 kadar savaş gemisi ve yüz kadar nakliye gemisi ile cepheye karşı hazırdı. Dardanos kıyılarını ara ara bombalamaya başladığı bu tarihten itibaren, boğaza keşif ve torpido gemileri de yollamaktaydı. 18 Şubat’a dek boğazlar için ellerindeki tüm hava kuvvetlerini de Mondros’a toplayan İtilaflar, boğaz bombardımanında kullanabileceği 40’tan fazla uçağa da sahiptiler.

İlk bombardıman ve hücum denemelerini 18 Şubat’a dek yapan donanma, 19 Şubat’ta ikinci bir genel hücum denemesinde büyük zayiatlar almaya başlamış oldu. İlk uçak kayıpları yanında, donanmanın ilk hasarları da, onlar için kayda değer ölçüde olmuştu. Bu ilk bombardıman denemelerinde Osmanlı ordusu ise bombalanan dağlar, tepeler, köyler, sahte tabyalar yanında askeri sayıda büyük kayıplar yaşamasa da, yine de can ve malzeme kaybına uğratıldı. Bunlardan sadece birisi de ilk Alman Subayının bir bombardımanda vefatı idi.[1]
Bolayır hattında, yarımadayı kuzeye karşı savunmaya elverişli eski sistem 3 tabya ve yine eski sistem birkaç top vardı. Bu tabyalar, güneyden itibaren, 110 rakımlı Ay tabya, 143 rakımlı Merkez tabya, 108 rakımlı Yıldız tabyadan ibaretti. Tabyalar hattının sağ tarafı, Bolayır iskelesinin doğusunda Marmara Denizi’ne ve sol tarafı, Saros Körfezi’nde Yıldız Koyu’na dayanıyordu. Bolayır savunma hattı, Kırım muharebesi sırasında, Rus istilâsına karşı Müttefiklerin deniz ulaşımını sağlamak için yapılmıştı. Daha önce Ay tabyanın adı Viktorya tabya, Merkez tabyanın adı Sultan tabya ve Yıldız tabyanın adı da Napolyon tabyaydı.[2]
Bolayır Ay Tabya, Çanakkale ili Gelibolu ilçesi Bolayır beldesinde, beldenin güneybatısında, Bolayır İstihkâm Hattı’nın Çanakkale Boğazı tarafında yer almaktadır. Yapı, Bolayır Merkez Tabyası ile birlikte 1800-1850’li yıllarda yapıldığı ve 1853, 1901 yılları gibi kimi tarihlerde onarımlar gördüğü düşünülmektedir. Bu onarımlarda bünyesine kâgir binalar eklenmiştir. Bu kâgir binalardan biri olan koğuş binası, bir arşiv belgesinden anlaşıldığına göre 1901 tarihinde onarılmıştır. [3] Günümüzde ise tarım alanları içinde kalan tabyada, kâgir bir yapı izine rastlanmamaktadır. Sadece bir yükselti şeklinde toprak set görülmektedir.[4]
Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın savunmasının temelini mevcut 2 nci Topçu Tugayı, her biri ikişer taburlu olmak üzere 3 ncü, 4 ncü, 5 nci topçu alayı oluşturmaktadır. Bu tugayda 32’si Çanakkale Boğazı’nda, üçü Bolayır mevziinde olmak üzere, toplam 35 batarya mevcuttu.[5]

İşte buraya kadar anlattıklarımı birazdan aşağıda künyelerini okuyacağımız ŞEHİTLERİMİZ için anlattım. Çünkü Çanakkale’deki ilk bombardımanlarla ŞEHİT ABİDELERİ’ne künyesini kahramanca yazdıran Aksaraylı Şehitlerimiz, İstiklal Harbi’nin son günlerine kadar, tüm cephelerde kanıyla, canıyla, Devleti için VAR bulunmuşlardır.
Gelibolu Bolayır düzlüklerinde yeni kurulmuş bir topçu bataryasında top atma eğitiminde savaşa hazırlanmakta olan 20, 21 ve 22 yaşlarındaki 3 Aksaraylı, diğer siperlerdeki Aksaraylıların çoğundan habersizdi. Aralarında mesafe olarak, bazen birkaç metre, bazen de 10 metreden-onlarca kilometreye dek uzaklık bulunsa bile, aynı günlerde, aynı bölgelerde, farklı siperlerde, çoğu da aynı yaşlarda, hep omuz omuzaydılar.
Bunlardan birini örnek verirsek, Gelibolu Alçıtepe siperlerini gezerken size eşlik eden Siper Canlandırmalarını dinlediğiniz de, kendisini cephe arkadaşları için şerefle feda edip, Şehitliğe koşan bir Aksaraylı hikayesine şahit olursunuz… Arkasından ‘’yapma, gitme dur!’’ diyenlere aldırmadan siperin ilerisine atılan Aksaraylı Şehidimiz, cephede Şehit düşen ve bildiğimiz kadarıyla kayıtlı 320 kişiden fazla Aksaraylıdan sadece birisidir. Bunun yanında künye kaydı bulunmayan Mehmetçiklerden varsayılacak eklemelerle belki bu sayının daha fazla çıkması da elbette muhtemeldir.
Bolayır düzlüklerine ve kıyılarına kurulmuş üç tabya olan, Merkez, Yıldız ve Ay (Diğer adıyla Viktorya tabyası) Tabyaları da ilk günden beri, boğazlara girmeye hazırlanan ve sonra yaklaşıp bombardımana başlayan gemilere karşı, hazır durumdaydılar.
Bunun yanında yeni katılan acemi erlerin topçu eğitimi de asıl uğraşları idi. Yer yer, yalnız burada değil aynı tahkimata bağlı diğer iki tabyada da, ihtiyaç olduğunda burada ustalaşmış erler, eksilenlerin yerlerine takviye olarak iç cephelere gönderiliyor ya da gönderilecekti. Bu tabyalarda yalnız topçu erler değil piyade erler de ihtiyaca binaen ayrıca tabyaya dahil bulunuyorlardı.

Burada acemi gelen askerlerimizin top ve mühimmat eğitimi, siper, kamuflaj, tabya eğitimi gibi konularda eğitim almaları kısa sürelere bağlıydı. Hazır gelenler yanında, hazır olanlar ile tabyadakiler, bir yandan eğitim ile meşgul oluyordu. Bir yandan da kendilerini, Şubat ayının ilk haftasından sonra başlayan gemi ve uçak bombardımanlarından korumaları gerekiyordu. Nitekim 14 Şubat bombardıman denemelerinden Ay tabyanın da bulunduğu Bolayır sırtları, Gelibolu ve Dardanos civarları da nasibini almıştı.
Henüz tam anlamıyla bir saldırı başlamadığı için tabyalarda kayda değer çok büyük bir zayiat yoktu. Zaten savaş genelinde ay tabya bölgedeki konumu itibariyle savaşa biraz uzak noktalardandır. Ama yine de düşmanın tabyada yapamadığı tahribatı birkaç gün sonra, 17 Şubat günü Ay Tabyasında meydana gelen bir kaza yaptı. O gün yaşanan eğitim kazasında, bir merminin infilakıyla patlayan cephanelik sonucu 20 askerimiz Şehit oldu. Bunların arasında 3 Aksaraylı Şehidimiz de bulunuyordu:
*Künye: 3709. Mehmet oğlu Ahmet Hamdi. Doğ.1893.AKSARAY. Çavuş. 9.Alay. Ay Tabyasında Talim Esnasında. 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 32167. Hasan oğlu Ömer. 1895. Lakabı Berberoğulları. AKSARAY. Sultanhanı Sultanhanı. 9.Alay.49.Tabur. 299.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 13955.Nebi oğlu Hurşit. Doğ.1894. AKSARAY. Er. 9.Alay. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba.

Aynı kazada, aynı tabyada Şehit olan diğer askerlerimizin künyeleri şunlardır:
*Künye: 18473.Ali oğlu İsmail. Doğ.1891. Lakabı Çavuşoğulları,Balıkesir, Kepsut, Merkez. Tekkeışıklar. Nişancı Onbaşı. 9.Alay, 50.Tabur 30.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 18641. Ahmet oğlu İsmail. Doğ. 1892. Bilecik Söğüt. Çavuş. 9.Alay. 48.Tabur 299.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 19992. İsmail oğlu Kadir. Doğ. 1878. Balıkesir Susurluk.Piyade Er. 9.Alay. 49.Tabur. 289.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 22937. İslam oğlu Mehmet. Doğ. 1898. Bursa. Mustafa Kemal Merkez. Şapçı er. 9.Alay. 49.Tabur. 298.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 25998. Emin Ali Oğlu Mehmet. 1897. İstanbul. 9.Alay. 49.Tabur. 208.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 28341. Ahmet oğlu Mustafa. 1883.Lakabı Hatipoğulları. Çanakkale. Biga. Piyade Er. 9.Tabur .50.Tabur. 300.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 29125. Mehmet oğlu Mustafa. 1886.Lakabı İlyasoğulları. Isparta. Yalvaç. Piyade Er. 9.Alay. 50.Tb. 151.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba
*Künye: 30243. Mustafa oğlu Nasır. 1895. İzmir. 9.Alay. 49.Tabur. 299.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba,
*Künye: 37938. İsmail oğlu Yusuf. 1895. Isparta. Yalvaç. Er. 9.Alay.49.Tabur.208.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 42473. Mehmet oğlu Hüseyin. 1896. Sinop. Boyabat. Merkez, Yenicamili. Onbaşı. 9.Alay.50.Tabur. 101.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 42474. Mehmet oğlu İsmail. Lakabı Terzi Şükrü Oğulları. Sivas. Divriği. Er. 9.Alay. 48.Tabur. 203.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*AYNI KAYIT TEKRAREN: Künye: 42478. Mehmet oğlu İsmail. Lakabı Terzi Şükrüoğulları. Zonguldak. Devrek. Er. 9. Alay.48. Tabur 203.Bölük, Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 42475. Hüseyin oğlu Ömer. 1883. Sivas. Hafik. Er. 9.Alay. 49.Tabur 299.Bölük Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 42476. Ömer oğlu Feyzullah. 1875. Lakabı Bölükbaşıoğulları. Yozgat. Şefaatli. Merkez-Karakaya. Er. 9.Alay.48. Tabur.203.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye: 42477. Ali oğlu Mehmet. 1892. Yozgat. Merkez. Musabeyli. Er. 9.Alay.49. Tabur.206.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
*Künye:42479. Hasan oğlu Mustafa. 1893. Zonguldak. Karabük. Piyade Er. 9.Alay 49.Tabur Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1333, Hicri 17 Şubat 1915 Çarşamba.
SON BİR ŞEHİDİMİZİN DÜZELTMESİ: Çanakkale Şehitlik Listesinde künye kaydına göre 02-04-1332 tarihinde Talim esnasında Ay Tabyasında Şehit olduğu kaydedilmişse de, bir sonraki yıl aynı tarihte aynı tabyada, talim esnasında 20 askerimizin şehit olmasına sebep olan kazada şehit olmuş olması kanımca muhtemeldir. Çünkü Tabya Şehit kaydında başka bir talim kazası kaydı yoktur. Ay tabyasında cephede iken Şehit olanların sayısı Şehitlik Listesinde 5-6 sayısını geçmezken, Talim kazası sebebiyle Şehit olanların sayısı tekrarla bir sayılırsa 19’u bulur. Ve bunların haricinde aşağıda künyesi yazılı Şehidimiz bu sınıflandırmanın yıl itibariyle dışarısında kalır. Tekrar yazımların olabildiği gibi 1333 yılının da bir kalem hatası ile 1332 yazılmış olması bana göre olağan bir ihtimaldir. Çünkü Çanakkale cephesi açılmadan önce bu tabya, eğitim-talim yapılması için faal olan bir tabya değildir. Bu yüzden, alay, tabur ve bölük adresine bakıldığında, Mustafa Oğlu Eşref Bey’in de Şehitlik tarihi, diğer arkadaşları gibi 1333-17 Şubat 1915 Çarşamba olarak görülebilir, düşünülebilir ya da düzeltile bilirdir. Öyle ki askerimizin bağlı olduğu alay numarası ve tabur numarası da bunu destekleyecek verilerdedir. Yukarda künyeleri verilen şehitlerimizle aynı alaydan ve bazılarıyla da aynı taburdandır.
Bu şekilde düzeltilirse kazada Şehit olanların sayısı toplamda 20 olur.
Kaydın aslı şöyledir:
Künye: 8872. Mustafa oğlu Eşref. 1895.Lakabı İmamoğulları. Ankara. Haymana, Merkez, Türkşerefli. Er. 9.Alay.48.Tabur. 206.Bölük. Ay Tabyasında Talim Esnasında 02/04/1332, H. 17 Şubat 1915 Çarşamba.
[1]: Enis Şahin (2009). Kronolojik Çanakkale Savaşları Tarihi (3 Kasım 1914 - 9 Ocak 1916). Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XXV(), 107-164.
[2],E.Tümgeneral Hüsnü Ersü. 1912 - 1913 Balkan Savaşı’nda Şarköy Çıkarması Ve Bolayır Muharebeleri https://www.msb.gov.tr/Content/Upload/Docs/askeritariharsiv/BalkanSavasiSarkoyveBolayir.pdf
[3] Yrd. Doç. Dr., Yusuf Acıoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Bu çalışma, “Çanakkale’deki Osmanlı Dönemi Savunma Yapıları” isimli doktora tezinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Bkz. Acıoğlu, 2013
[4] https://korumakurullari.ktb.gov.tr/Eklenti/39083,canakkale-ili-gelibolu-ilcesi-guneyli-koyu-yildiz-tabya-.pdf?0
[5] ATASE Arşivi, No. 5/2453, Kls. 3964, Dos. H. 1, F. 1-24, 1-26, 1-27. Yrd. Doç. Dr.,Ahmet Esenkaya, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi, Çanakkale Cephesi’nde 5’nci Ordu Kuruluncaya Kadar Kara Birlikleri