Türkiye demir-çelik sektörü, küresel piyasalarda Çin’in artan etkisi ve maliyet baskılarıyla zorlu bir dönemece girdi. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Fuat Tosyalı, Avrupa’nın çelik ithalatının yüzde 20’sini Türkiye’den karşıladığını belirtirken, Çin’in düşük fiyatlarla pazara sızma çabalarına dikkat çekti. Tosyalı, Çin’in ara mamuldeki agresif hamlelerle Türkiye’yi bir sıçrama tahtası olarak kullanabileceğini vurguladı ve ithalat politikalarında dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Sektör temsilcileri, maliyet artışlarının “hayat memat meselesi” haline geldiğini söylüyor.
TEMMUZ’DA ÜRETİM ARTIŞI: SLAB ÖNE ÇIKTI
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, Temmuz 2025’te ham çelik üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,2 artarak 3,2 milyon tona ulaştı. Kütük üretimi yüzde 2,1 artışla 2 milyon ton olurken, slab üretiminde yüzde 7,8’lik dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi ve 1,2 milyon tona ulaşıldı. Uzmanlar, özellikle slab üretimindeki bu toparlanmanın sektörde olumlu bir ivme yarattığını belirtiyor. Bu artış, iç piyasadaki talebin canlanması ve ihracat pazarlarındaki hareketliliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
YEDİ AYLIK PERFORMANS
Yılın ilk yedi ayına bakıldığında ise tablo farklı. Ocak-Temmuz 2025 döneminde ham çelik üretimi, geçen yıla kıyasla yüzde 0,9 azalarak 21,5 milyon tona geriledi. Kütük üretimi bu dönemde yüzde 3,1 artarken, slab üretimi yüzde 7 düşüş gösterdi. Bu gerileme, küresel talep daralması ve maliyet baskılarının sektör üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Sektör, hem iç piyasada hem de ihracatta zorlu bir rekabetle karşı karşıya.
ÇİN’İN FİYAT STRATEJİSİ VE TÜRKİYE’NİN ZORLU SINAVI
Çin’in fiyat politikaları, Türk çelik sektörünü derinden etkiliyor. Dört yıl önce sıcak haddelenmiş çeliği 840 dolara satan Çin, bugün fiyatları 515 dolara çekti. Türkiye ise aynı ürünü 950 dolardan 620 dolara indirmek zorunda kaldı. Sektör temsilcileri, bir birimlik maliyet artışının bile sürdürülebilirliği tehdit ettiğini belirtiyor.
Çin’in düşük fiyat stratejisi, Türkiye’yi fiyat rekabetinde zorlarken, yerli üreticilerin kar marjlarını daraltıyor.Üretimde Elektrikli Ocakların HakimiyetiTürkiye’de ham çelik üretiminin büyük kısmı Elektrik Ark Ocakları (EAO) ile yapılıyor. Ocak-Temmuz 2025 döneminde üretimin yüzde 73,2’si bu yöntemle gerçekleşirken, entegre tesislerin (BOF) payı yüzde 26,8’de kaldı.
Elektrikli ocakların ağırlığı, enerji maliyetlerinin sektörü doğrudan etkilediğini gösteriyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, üretim maliyetlerini artırarak rekabet gücünü zorluyor.İthalat Artışı Alarm VeriyorSon dört buçuk yılda Türkiye’de ithalat artışı dikkat çekiyor.
Otomotivde ithal araç satışları yüzde 80’e ulaşırken, otomobil ithalatı yüzde 124, dayanıklı tüketim ithalatı ise yüzde 315 arttı. Demir-çelik sektöründe de ithalat yüzde 57 yükselirken, ihracat yalnızca yüzde 16 artış gösterdi. Bu tablo, yerli üretimin ithalat baskısı altında ezildiğini ortaya koyuyor.
Sektör, hem küresel rekabet hem de iç piyasadaki dengesizliklerle mücadele ederken, stratejik adımlarla korunması gerektiği vurgulanıyor.
SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK ADIMLAR ŞART
Demir-çelik sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak Çin’in agresif fiyat politikaları, artan ithalat ve maliyet baskıları, sektörün geleceğini tehdit ediyor. Uzmanlar, yerli üretimi destekleyici politikalar ve ithalatı dengeleyici önlemler alınmasının kritik olduğunu belirtiyor. Aksi takdirde, Türkiye’nin çelik sektörü “hassas terazide” kalmaya devam edecek.
Haber: Süleyman Çay / Haber Merkezi