Saygı Özgür Sözcü'deki bugünkü yazısında iktidarın 'Terörsüz Türkiye' adımları kapsamında terör örgütü PKK ele başı Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından 30 silah yakıldığını fakat daha sonra teröristlerin geldikleri yere döndüğünde ve kendilerine yeni silahlar verildiğini iddia etti. Öztürk'ün "Kimse teslim olmadı, silahlar bırakılmadı, kimse gelip devlete teslim olmadı." ifadeleri dikkat çekti.
PKK’nın Suriye uzantısı olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birçok alandan çıkarıldığına dikkat çeken Öztürk, SDG’nin "kağıttan kaplan" olduğunu söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sınır güvenliği ve terörist ile mücadele harekatı gereği Suriye’de kontrol altında tuttuğu Afrin, Racu, Bülbül, Cinderesi, Tel Abyad ve Resulayn gibi bölgelerden çekilmesi yönünde de isteklerde bulunulmasının sürpriz olmayacağını söyleyen Saygı Öztürk, bölücü terör örgütünün istediği yönde karışıklık çıkarmak için yetiştirdiği milis kadroları olduğunu iddia etti.
'Bunlar istenildiği zaman harekete geçirilebilir' diyen Öztürk dağ kadrosunda eğitilmiş, kendini gizlemeyi başarmış yapıları da il ve ilçelerde olduğunu öne sürerek "Onlar harekete geçirilebilir." ifadelerini kullandı.
Emekli Tümgeneral Ali Demir'in, gelişmeleri yakından izleyen bir isim olduğunun altını çizen Öztürk Demir'e “Suriye’de YPG/SDG terör örgütüne ilişkin yaşanan olay ve gelişmeleri, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında Türkiye’ye etkileri”ni sorduğunu ifade ederek şu ayrıntıları paylaştı:
- “Çukurca, Şemdinli, Derecik, Yüksekova İlçeleri mülki sınırları içerisindeki Samanlı, Serbest, Alan, Pirinçeken, Tekeli, Ortaklar, Gelişen, Umurlu, Hantepe, Gediktepe, Karataş, Ördekli, Haruna, Dağlıca, Üzümlü, Yeşilova sınır birliklerimize yapılan hain saldırılar sonrası 67 kahraman vatan evladının şehit edilmesinin planlayıcısı “Mazlum” kod adlı Ferhat Abdi Şahin’dir. Bu kişi hakkında Van, Hakkâri ve Şırnak C. Başsavcılıklarınca yakalama kararı çıkarılmasına istinaden Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığınca, 20 milyon TL ödüllü kırmızı renk kodlu liste ile aranıyor. Teröristin Suriye Savunma Bakan Yardımcısı ve Haseke Valisi olmasını engelleyecek şekilde askeri ve diplomatik girişimlerde bulunulmalı.
- Sayılarının 90 bin civarında olduğu belirtilen YPG/SDG’li teröristlerin ve ABD’nin bunlara vermiş olduğu açıklanan silah ve mühimmatın akıbeti belli değil.
- YPG/SDG’li teröristlerden Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıkları bünyesine kademeli şekilde katılacaklar bireysel olarak mı yoksa bütünlükleri bozulmadan mı Şam yönetimine entegre olacakları belirsiz. Bu bağlamda, YPG/SDG bünyesindeki Arap kökenli haricindeki diğer teröristleri, Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin ile KCK’nın sözde yürütme konseyi üyesi Sabri Ok’un kontrol edeceği ve yönlendireceği dikkate alınmalı.
- Terörist Mazlum Abdi, 19 Ocak 2026 tarihinde, Suriye hükümeti ile imzalanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının ardından çatışmaların iç savaşa dönüşmemesi için çekilme kararı aldıklarını belirtti. ‘Kazanımlarımızı ve bölgemizin özel statüsünü koruyacağız’ dedi. Özel statülerini koruyacaklarını söylemekle ne kastettiği üzerinde durulmalı.
- Ahmed eş-Şara ile Mazlum Abdi arasında 18 Ocak 2026’de imzalanan 14 maddelik anlaşma ve bilmediğimiz başkaca mutabakat uyarınca, Ayn el-Arab (Kobani), Haseke ve Kamışlı gibi yerleşim yerlerine özel statü verilmesi halinde, gelecekte Türkiye Cumhuriyeti olarak Suruç ile Nusaybin ilçeleri sınır hattının bitişinde Irak’taki Barzani yönetimi gibi de facto bir durum ve yönetim ile karşı karşıya kalma ihtimalini akamete uğratacak şekilde milli güç unsurlarınca stratejik düzeyde tertip ve tedbir alınması şimdiden planlanmalı."
Suriye geçici yönetiminin, Mazlum Abdi ile yaptığı anlaşma gereği bölgedeki tüm sınır kapılarını devralacağını hatırlatan Demir "Türkiye sınır hattına bitişik konumdaki Türk askerinin karşısındaki Suriye egemenlik alanı içerisindeki Ayn el-Arab (Kobani), Dırbisye, Amude, Kamışlı ve Malikiye hudut hattı bölgesinde, özel statü planlaması gereğince, PKK/KCK/YPG/SDG’li teröristleri mi konuşlanacak?" diye sordu ve kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Öztürk'ün yazısının sonuna düştüğü "Bölgede aniden değişen harita, ABD’nin İran’a saldırması halinde, Türk vatandaşlarının ikna edebilmek, desteğini alabilmek amacıyla mı planlandığı da akla geliyor." değerlendirmesi de dikkat çekti.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi