Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile CHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından Özel ve Usluer basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özel, cezaevinde kanser mücadelesi veren, defalarca hastaneye kaldırılan ve dün ameliyat olan Mehmet Murat Çalık ve Tayfun Kahraman'ın sağlık sorunlarına dikkat çekerek iktidara yüklendi.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Gezi hükümlüsü Tayfun Kahraman'ın sağlık durumu hakkında açıklamalarda bulunan Özel, son 15 gün içinde Çalık'ı da Kahraman'ı da ziyaret ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Murat Çalık o ziyaretimden sonra ifade ettiğim operasyonla bir kitle alındı ve şimdi yeniden tabii o kitle incelenecek ama Murat Çalık'ın hastalığı Tayfun Kahraman'ın da öyle. Cezaevi şartlarında beklenilecek bir hastalık değil. İyi beslenme, stresten uzak bir yaşam ve özellikle, hem Tayfun Kahraman için hareket kısıtlamasının olmaması, Sayın Murat Çalık açısından da, düzenli olarak ve özel, diyetine dikkat ederek beslenmesi gerektiği doktorlar tarafından defalarca raporlara yazıldı. Sayın Murat Çalık için yazılan rapor, ilk rapor tahliyesi için yeterliydi ve tüm kamuoyu bunu bekliyordu ama biliyorsunuz adli Tıp Kurumu'ndaki yaşananlar ve ardından yeni sevk ve o yeni sevk sırasında hastane üzerinde oluşturulan baskı sonucunda ikinci rapor o doğrultuda olmadı. Daha doğrusu olması gerektiği gibi düzenlenmedi ve Sayın Çalık cezaevinde kalmaya devam ediyor ve o günden bugüne hastalığının nüksetmesine yönelik olarak çok sayıda emare vardı.
Çok haklı kaygılar vardı ve şimdi yeni bir kitle oluştu ve o kitle alındı. Yüreğimiz ağzımızda şimdi yine o laboratuvarın sonucunu bekleyeceğiz. Dünkü fotoğraf karesini görüp de yüreği sızlamayan yoktur. Murat Çalık'ın annesinin halini görüp de yüreği sızlamayan yoktur. En sonucunda da iddianame de ortaya çıktı. O iddianamedeki iddialara bakıldığında Murat Çalık'ın beraat edeceği de ortada ve neredeyse bir yıldır 10 ayı geçen bir süredir hapiste. Bugün 300'üncü günü, 301'inci günü bugün. Artık bir yerden sonra aklı selimin, vicdanın hakim olması gerektiğini düşünüyoruz. Yine Tayfun Kahraman açısından bir Anayasa Mahkemesi kararı var ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Anayasa Mahkemesi'nin esastan verdiği karar 1. kademe mahkeme tarafından uyulmuyor ve Anayasa yok sayılıyor. Yani hukuk devletinin reddi, kendi varlığının inkarı aslında o 1. kademe mahkemesinin İstanbul'daki Ağır Ceza 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yaptığını anayasadaki karşılığı anayasayı ortadan kaldırma, devlet düzenini bozma suçu. Çünkü anayasa hepimiz tarafından uyulması için var. Her bir sayfası devlet düzeninin başka bir şeyini tarif ediyor. Siz Tayfun Kahraman'ı içeride tutuyorsunuz ve ölümüne içeride tutuyorsunuz. Yani ölünce mi rahat edeceksiniz?"
Kaynak: Haber Merkezi