Dünya genelinde yaşam süresi beklentisi artış gösterse de, günlük rutinlerin içine sızan bazı alışkanlıklar biyolojik saati tersine çevirmeye devam etti.
Yapılan son kapsamlı araştırmalar ve gerontoloji alanındaki önemli isimlerin değerlendirmeleri, modern insanın "konfor" olarak tanımladığı bazı davranışların aslında ömür süresini kısalttığını gözler önüne serdi.
Bilim dünyası, farkında olmadan her gün tekrarlanan üç temel alışkanlığın hücresel yaşlanmayı hızlandırdığını ortaya koydu.
Uzmanlar, bu rutinlerin kronik hastalık riskini %40 oranında artırdığı konusunda sert uyarılarda bulundu.
Günün büyük bölümünü hareketsiz geçirmek, metabolik sağlığın en büyük engeli olarak tanımlandı.
Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. I-Min Lee, fiziksel hareketsizliğin sigara içmek kadar tehlikeli olduğunu belirtti.

Dr. Lee, uzun süreli oturmanın insülin direncini tetiklediğini ve damar sertliğine yol açarak erken ölüm riskini ciddi oranda yükselttiğini ifade etti.
Beslenme alışkanlıklarındaki bozulma, DNA onarım mekanizmalarını sekteye uğrattı.
Londra Imperial College bünyesinde çalışmalarını sürdüren epidemiyolog Dr. Kiara Chang, hazır gıda tüketiminin biyolojik yaşlanma üzerindeki etkisini inceledi.

Dr. Chang, ultra işlenmiş gıdaların vücutta sistemik inflamasyona neden olduğunu ve bunun sonucunda telomer boyunun kısalarak hücre ömrünün tükendiğini vurguladı.
Uyku düzeninin bozulması, yalnızca yorgunluğa değil, organların kendini yenileme sürecinin durmasına da yol açtı.
Kaliforniya Üniversitesi (Berkeley) Uyku ve Nörogörüntüleme Laboratuvarı Direktörü Dr. Matthew Walker, uykusuzluğun vücudu bir "çöküşe" sürüklediğini savundu.

Dr. Walker, gecelik altı saatin altındaki uykunun, bağışıklık sistemini felç ettiğini ve kardiyovasküler sistem üzerindeki baskıyı artırarak yaşam süresini dramatik şekilde aşağı çektiğini kaydetti.
Kaynak: Haber Merkezi