İran'da ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolar rejim karşıtı eylemlere döndü. Ülkenin çeşitli şehirlerine yayılan eylemlerde şiddet olayları artarken can kaybı sayısı da hızla artıyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), son iki haftada ülke genelindeki gösterilerde 490'ı gösterici, 48'i emniyet görevlisi olmak üzere 538 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, 10 bin 600'den fazla kişinin de gözaltına alındığı belirtildi.
Türkiye'nin İran'a sıfır noktası olan Kapıköy sınırına giden gazeteci Ruşen Takva, İran'da olanları anlattı. Takva, gazetecilerin İran'a alınmadığını belirterek, "İnternet ve şebekeye ulaşmak çok zor. Buradan en sakin görülen yer olan Tebriz'e kadar gidebilmek için görüştük. Özellikle gazetecilerin İran'a geçmesine müsaade etmiyorlar" dedi.
Gazetecilerin İran'a geçişinin engellenme sebeplerine de değinen Takva, "Türkiye'ye giren İranlılarla görüştüğümüzde protestoların şiddetlendiğini tehlikenin artık sadece rejim güçlerinden değil protestoculardan da geldiğini altını çizdiler. Çünkü rejim müdahalenin şiddetini arttırınca ölü sayısının arttığına dair iddialar var. Bu ölü sayısının artması protestocuları geçen haftaya göre daha da öfkelendirmiş durumda. Dolayısıyla herhangi bir yabancı kişiyi görüyor olması, görüntü kaydediciyi fark ettiklerinde hükümet ajanı olduğunu değerlendirebiliyorlar" ifadelerini kullandı.
İran'dan Türkiye'ye girişlerinde arttığını belirten Takva, "Kapıköy sınır kapısında girişler çoğalmış durumda. Daha çok İran'da yaşayan Türk vatandaşlarının döndüğünü gördük. Onlarında İran'da görevliler, öğrenciler ve tatile gidenler olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

İnternet ve şebeke kesintileri nedeniyle İran'dan haber almanın zorlaştığını belirten Takva, gelen bilgilerin çoğunun teyitsiz ve yanıltıcı olduğunu belirterek, "İran'da net olan bir şey var ki protestoların şiddetlendiği. İran rejiminin de kendi otoritesini idame etmek için çalıştığını söyleyebiliriz" dedi.
Takva, eylemlerde İran'da en önemli noktalardan birinin 'protestolar başarıya ulaşacak mı?' sorusu olduğunu belirterek, "İran'da henüz olgunlaşmış bir muhalefet liderinin olmadığını ve önceliğin molla rejiminden kurtulmak olduğunu söylediler. Şahın oğlunun ülke yönetimine geçmesini ister misiniz? diye sorduğumuzda Türkler ve Kürtler Şahın oğlunun gelmesini istemiyorlar. Daha çok fars kökenli olanların Şahın oğlunu desteklediğini söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.
ABD'nin olası müdahalesi hakkında konuşan Takva, "Venezuela'dan sonra ABD'nin yeni kurduğu dünya düzeni antipatik oluyor. ABD'nin müdahalesinin İran'daki protestoları ana ekseninden de çıkartacağı müdahalelerin ne kadar rejimi demokratikleştirmek gibi görünse de rejime can suyu vereceğini söylüyorlar. İranlılar rejimin dış müdahale ile değişmesini istemiyorlar" dedi.
Takva eylemcilerin talepleri için ise, "En önemli arzuları demokratik sisteme geçmek ve seçime dönebilmek... Protestoların ekonomiden yönetim biçimine değiştiğini söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi