Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı çok yönlü, sert ve tarihi konuşmasında, hem iç politikaya hem de küresel gelişmelere dair dikkat çekici mesajlar verdi.
Bahçeli, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerini Türk milletinin kaderine sahip çıkma iradesi olarak tanımlarken, muhalefete sert eleştiriler yöneltti, Suriye merkezli gelişmeleri ayrıntılarıyla değerlendirdi ve yeni dünya düzenine dair önemli uyarılarda bulundu.
Konuşmasına dava arkadaşlarını ve milletvekillerini selamlayarak başlayan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57 yıllık siyasi mücadelesini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı; bütün Türkiye’nin, bütün Türk milletinin, hatta Türk-İslam dünyasının siyaset kutbudur.”
Üç hilalin yalnızca bugünün değil, yarınların da sembolü olduğunu vurgulayan Bahçeli, MHP’yi “fazilet, feraset ve fikir köprüsü” olarak tanımladı.
Bahçeli, geçmişte MHP saflarında bulunup daha sonra farklı siyasi kulvarlara savrulanlara sert göndermelerde bulundu.
Hz. Mevlana’nın “yağmur damlası” benzetmesini hatırlatan Bahçeli, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ilkesizliğe, samimiyetsizliğe ve fırsatçılığa kapalı olduğunu vurguladı.
Konuşmanın önemli bölümlerinden biri, siyaset ahlakı üzerineydi.
Bahçeli, hamasetle değil hikmetle, bağırarak değil adalet ve tarih şuuruyla siyaset yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Az söz erin yükü, çok söz hayvan yüküdür.”
Sözün değerinin, millet menfaatiyle örtüştüğü ölçüde makes bulacağını, ilkesiz çıkışların ise makûs kalacağını ifade etti.
Bahçeli’nin konuşmasının omurgasını terörle mücadele oluşturdu.
“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin milli bir beka stratejisi olduğunu vurgulayan Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
“Kim bu hedeflere dudak büküyorsa; kukladır, korkaktır, maşadır.”
Bu hedefleri baltalamaya çalışanların millet ve devlet karşıtı tertiplerin parçası olduğunu açık bir dille dile getirdi.
Bahçeli, Suriye’de 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında sağlanan anlaşmaya da geniş yer ayırdı.
Bu sürecin Suriye’nin egemenliğini güçlendirdiğini belirten Bahçeli, şu vurguyu yaptı:
“Suriye’de paralel ordu hayali bitmiştir. Harita tek renge bürünmüştür.”
YPG ile Kürt vatandaşları yan yana getiren söylemleri “fahiş bir gafillik” olarak nitelendiren Bahçeli, Türk-Kürt kardeşliğinin ebedi olduğunu vurguladı.
Bahçeli, CHP Genel Başkanı’nın Suriye ve erken seçim açıklamalarını sert bir dille eleştirdi.
Erken seçimin gündemde olmadığını açıkça ifade eden Bahçeli:
“Erken seçim çağrıları siyasi ahmaklıktır”
“Cumhur İttifakı’nın açacağı kapı, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın kapısıdır”
sözleriyle muhalefetin söylemlerini boşa düşürdü.
Konuşmasında küresel düzene de değinen Bahçeli, ABD merkezli emperyalist müdahalelere sert çıktı.
İran’a yönelik olası askeri müdahalenin küresel bir felaket doğuracağı uyarısında bulunan Bahçeli, diplomasi çağrısı yaptı.
Ayrıca Epstein belgeleri üzerinden küresel ahlaki çöküşe dikkat çekerek, insanlığın ciddi bir değer krizinde olduğunu söyledi.
Bahçeli, MHP AR-GE birimi tarafından hazırlanan “İnsanlığın Huzuru” çalışmasının önemine işaret ederek, bunun yalnızca Türkiye için değil tüm dünya için bir başvuru eseri olması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasını güçlü bir birlik mesajıyla tamamlayan Bahçeli, nefret ve fitne siyasetinin kaybedeceğini belirterek şunları söyledi:
“Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz.”
Haber Merkezi