Tarih: 12.01.2026 11:56

Yüz felcinde ‘altın saat’ uyarısı... Kalıcı hasar bırakmamak için kritik tüyolar

Facebook Twitter Linked-in

Uzmanlar, yüz felci vakalarında ilk 72 saatin iyileşme süreci için hayati önem taşıdığını vurguladı. Erken dönemde uygulanan yoğun steroid tedavisinin, sinir hasarını %90 oranında engellediği saptandı.

Dünya genelinde her yıl binlerce kişiyi etkileyen fasial paralizi (yüz felci) vakalarında, müdahale süresinin tedavinin başarısını doğrudan etkilediği açıklandı.

Uluslararası tıp camiasından gelen son veriler, semptomların başlamasının ardından geçen ilk üç günün, hastanın eski sağlığına kavuşup kavuşamayacağını belirleyen en kritik eşik olduğunu kanıtladı.

ERKEN MÜDAHALENİN BİLİMSEL TEMELİ

Yüz felci, genellikle yüz kaslarını kontrol eden yedinci kranial sinirin inflamasyonu sonucu ortaya çıkmakta.

The New England Journal of Medicine bünyesinde yayımlanan kapsamlı bir klinik çalışma, semptomların ilk 7 saatinde başlanan antiviral ve kortikosteroid kombinasyonunun, uzun vadeli motor fonksiyon kayıplarını minimize ettiğini ortaya koydu

Uzmanlar, sinir kılıfındaki ödemin baskılanmaması durumunda sinir liflerinin kalıcı olarak dejenere olduğunu ifade etti.

KÜRESEL UZMAN GÖRÜŞLERİ

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Harvard Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü'nden Dr. Nathaniel Strand, müdahale hızı ile iyileşme oranı arasındaki korelasyona dikkat çekti.

Strand, "Hastalarda gelişen asimetrinin ilk işaretlerinde zaman kaybetmeden nörolojik desteğe başvurulması, sinir iletim hattındaki tahribatın durdurulması açısından elzemdir" şeklinde konuştu.

Mayo Clinic bünyesinde görev yapan Dr. Shari Lipner ise yanlış bilinen uygulamalara değindi.

Lipner, "Yüz felci vakalarında 'bekle ve gör' yaklaşımının geri dönüşü olmayan kas atrofisine yol açtığını gözlemledik. İlk 72 saatte uygulanan yüksek doz steroid protokolü, hastaların tam iyileşme şansını belirgin şekilde artırdı" değerlendirmesinde bulundu.

FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYONUN ROLÜ

Sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirten uzmanlar, akut fazın ardından başlayan nöromüsküler yeniden eğitimin önemini vurguladı.

İsviçre merkezli University Hospital Zurich'ten Dr. Susanne Wegener, erken teşhis konulan hastalarda uygulanan biyofidbek yöntemlerinin, yüzdeki istem dışı hareketleri (sinkinezi) engellediğini dile getirdi.

 

 

 

Haber: Züleyha Öncü / Haber Merkezi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —