Sudan, önümüzdeki Nisan ayının ortasında üçüncü yılını dolduracak olan yıkıcı savaşla birlikte tarihi bir dönemeçten geçiyor. ABD, Mısır, BAE ve Suudi Arabistan'ı içeren "Dörtlü Mekanizma" ve Türkiye, İngiltere ve Fransa gibi ülkeleri kapsayan "Genişletilmiş İstişare Mekanizması" arasındaki diplomatik trafik sürerken; milyonlarca Sudanlı 2026 yılının savaşı sona erdiren ve yeniden imar sürecini başlatan yıl olmasını umut ediyor.
Bu kapsamda Çarşamba günü Kahire'de, Mısır Dışişleri Bakanı Dr. Bedr Abdulati başkanlığında, Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek amacıyla oluşturulan İstişare Mekanizması'nın beşinci toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve Afrika Birliği gibi uluslararası örgütlerin yanı sıra geniş bir ülke grubu katılım sağladı. "Genişletilmiş İstişare Mekanizması"nı temsil eden heyetler arasında Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, BAE, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa, Almanya, Norveç, Katar, Irak ve Angola yer aldı.
Daha önce Cibuti, Moritanya ve Brüksel'de düzenlenen toplantıların devamı niteliğindeki bu zirvede, Arap Birliği ve IGAD (Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi) temsilcileri de hazır bulundu.
Toplantıya başkanlık eden Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Sudan'da akan kanın durdurulmesi için uluslararası ve bölgesel çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı. Krizin sadece Sudan ile sınırlı kalmayıp, komşu ülkelerin yanı sıra Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinin güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, katılımcı heyetler ateşkesin desteklenmesi, sivillerin korunması ve insani yardımların engelsiz ulaşımının sağlanması konusunda mutabık kaldı. Ayrıca Sudan halkının güvenlik ve istikrar taleplerini karşılayacak ve ülkenin birliğini koruyacak kapsamlı bir siyasi sürecin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Kahire'deki toplantı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler'in üç kolunu terör örgütü olarak tanıdığını açıklamasından sadece bir gün sonra gerçekleşti. Bu karar, Sudanlı sivil güçlerin Washington'a, savaşı körüklemekle suçladıkları "Sudan İslami Hareketi"ni de terör listesine alması yönündeki çağrılarını artırdı.
Sudan Kongre Partisi Başkan Yardımcısı ve "Sumud" İttifakı liderlerinden Halid Ömer Yusuf, ABD'nin kararını değerlendirerek şunları söyledi:
"ABD'nin bu adımı son derece önemlidir. Bölgedeki Müslüman Kardeşler'in en tehlikeli kollarından biri olan ve şiddet geçmişi iyi belgelenmiş Sudan İslami Hareketi'nin de yakında bu sınıflandırmaya dahil edilmesini umuyoruz."
Hatırlanacağı üzere Eylül 2025'te ABD Dışişleri Bakanlığı, ordu destekli hükümetin Maliye Bakanı Cibril İbrahim ve El-Bara bin Malik Tugayı'na, iç savaştaki rolleri ve "İslamcı nüfuz ile İran'ın bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine" katkıları nedeniyle yaptırım uygulamıştı.
Sudan'daki çatışmalar 1000 günü geride bırakırken, ülke korkunç bir insani krizle boğuşuyor. Yardım kuruluşları, bu krizin görmezden gelinmesinin küresel ölçekte bir insanlık başarısızlığı olacağı konusunda uyarıyor.
Göç Politikaları Enstitüsü'nün raporuna göre:
* Haziran 2024 itibarıyla tahmini 150.000 kişi hayatını kaybetti.
* Temmuz 2025 itibarıyla yaklaşık 12 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
* Bunun 7.7 milyonu ülke içinde yerinden edildi ve bu nüfusun yarısından fazlasını çocuklar oluşturuyor.
"Mülteci Haberleri" platformuna göre, sağlık sistemi çökmüş durumda ve tesislerin üçte birinden fazlası hizmet dışı. Kolera, dang humması ve sıtma gibi önlenebilir hastalıklar hızla yayılıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sudan Temsilcisi Dr. Shible Sahbani durumu şöyle özetliyor:
"Çatışmanın 1000 günü, sağlık sistemini çöküşün eşiğine getirdi ve milyonlarca Sudanlıyı hastalık, açlık ve bakım eksikliği gerçeğiyle baş başa bıraktı."
Yaşanan trajedinin boyutlarına rağmen, diğer küresel krizlerin gölgesinde kalan Sudan, uluslararası medyada "unutulmuş savaş" olarak nitelendirilmeye devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi