İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli bir kadın hakim, ayrıldığı erkek savcı tarafından adliye binasında silahlı saldırıya uğrayarak yaralandı.
Olayın ardından İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden gelen açıklamada, saldırının kadınlara yönelik şiddetin kamusal alanlarda bile pervasızca devam ettiğini gösterdiği belirtildi.
Merkez, failin derhal görevden alınarak tutuklu yargılanmasını ve en ağır cezayı almasını istedi.
Açıklamada, adliyenin ortasında gerçekleşen bu saldırının, erkek şiddetinin devlet kurumlarında dahi cezasızlık iklimiyle güçlendiğini ortaya koyduğu ifade edildi.
"Kadın hakim meslektaşımızın, bir savcı tarafından hedef alınarak yaralanması, kadınların güvenliğinin ve devletin koruma yükümlülüğünün ne kadar kritik bir noktada olduğunu ağır biçimde gösteriyor" denildi.
Saldırının münferit bir olay olmadığına dikkat çekilerek, şiddetin yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.
Merkezin açıklamasında, şiddetin kaynağının eğitim, meslek veya ekonomik koşullar değil, ataerkil zihniyet ve cezasızlığı besleyen düzen olduğu belirtildi.
Failin yargı mensubu olmasının, şiddetin güç ve hiyerarşi ilişkileriyle iç içe geçmiş bir sorun olduğunu daha da görünür kıldığına işaret edildi. Bu durumun, şiddetin bir "istisna" değil, sistematik bir mesele olduğunu kanıtladığı kaydedildi.
Kadınların yaşam hakkını korumak için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un eksiksiz ve gecikmeksizin uygulanması gerektiği vurgulanan açıklamada, koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin şekilde işletilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
İstanbul Sözleşmesi'nin şiddeti önleme, failleri soruşturma ve cezasızlığı bitirme açısından vazgeçilmez bir çerçeve sunduğu belirtilerek, tüm yargı makamlarına çağrı yapıldı: "6284'ü etkin uygulayın, tedbir kararlarını geciktirmeyin ve cezasızlık pratiklerine son verin."
Saldırıyı gerçekleştiren savcının görevden alınması ve tutuklu yargılanması talebi yinelenen açıklamada, en üst sınırdan cezalandırılması gerektiği savunuldu.
"Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireylere değil, adaletin kendisine yönelmiş bir saldırıdır" ifadelerine yer verildi.
Kaynak: Haber Merkezi