Çocuk sağlığı ve hastalıkları üzerine yapılan son araştırmalar, bağışıklık sisteminin sadece genetik bir miras değil, doğru yaşam alışkanlıklarıyla inşa edilen dinamik bir savunma hattı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Özellikle kış aylarında artan viral enfeksiyonlara karşı çocukları korumanın yolları, uluslararası tıp dünyasında geniş yankı bulan üç temel kural etrafında şekillendi.
Beslenme alışkanlıklarının mikrobiyota üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çeken Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Justin Sonnenburg, bağırsak sağlığının bağışıklığın merkezi olduğunu ifade etti.
Sonnenburg, işlenmiş şeker ve rafine gıdaların bağırsak florasını bozarak çocukları enfeksiyonlara açık hale getirdiğini belirtti.
Yapılan klinik çalışmalar, fermente gıdalar ve yüksek lifli besinlerin tüketilmesinin, savunma hücrelerini aktive eden kısa zincirli yağ asitlerini artırdığını ortaya koydu.
Uykunun sadece bir dinlenme süreci olmadığını, bağışıklık sisteminin "öğrenme" evresi olduğunu kaydeden Harvard Tıp Okulu Uyku Laboratuvarı Direktörü Dr. Charles Czeisler, kronik uyku eksikliğinin çocuklarda T-hücresi yanıtını %50 oranında azalttığını bildirdi.
Czeisler, uykunun derin evresinde salınan sitokinlerin, vücudun yabancı patojenleri tanıma ve onlarla savaşma yeteneğini doğrudan yapılandırdığını dile getirdi.
Fiziksel aktivitenin kan dolaşımını hızlandırarak antikorların vücutta daha hızlı yayılmasını sağladığını vurgulayan Oxford Üniversitesi Kamu Sağlığı Bölümü'nden Dr. Charlie Foster, çocuklarda günlük en az 60 dakikalık hareketin hayati önem taşıdığını aktardı.
Foster, açık havada yapılan egzersizlerin hem D vitamini sentezi hem de doğal katil hücrelerin (natural killer cells) etkinliği açısından vazgeçilmez bir unsur olduğunu sözlerine ekledi.
Haber: Gülsüm Hülya Sundu / Haber Merkezi